Komana Arkeolojik Araştırma Projesi, Orta Karadeniz Bölgesi, Klasik Çağ kenti Komana’nın lokasyonunu belirlemek ve kentsel dokusunu anlamak amacı ile 2004 yılında başlamıştır. Komana, Mitridat Krallığı’nın idaresinde önemli bir kült merkezi olmuş, Roma İmparatorluk Dönemi’nde de özerkliğini korumuştur. Anadolu tanrısı Ma’ya adanmış olan kutsal alan, aynı zamanda çevre bölgeler için bir ticaret merkezi ve olasılıkla Mitridat Krallığı için banka görevi görmüştür. Kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri, kutsal fahişeleri ve kenti çevreleyen verimli arazisi ile Anadolu’nun tüm bölgelerinden ziyaretçi akınına uğramış olmalıdır. Komana ilk olarak 19. yüzyılda Avrupalı gezginler tarafından ziyaret edilmiş ve Tokat’ın 9km kuzeydoğusunda, İris nehri (Yeşilırmak) yanında bulunan Hamamtepe höyüğü antik kentin merkezi olarak tesbit edilmiştir.

Komana Arkeolojik Araştırma Projesi çok çeşitli yöntemleri kapsamaktadır. Geniş çaplı yüzey araştırmasında Hamamtepe çevresinde yer alan yerleşmeler ve yazıtlar tesbit edilmekte, seramikler toplanmakta, ve jeofizik araştırma yapılmaktadır. Bu web sayfası ile araştırma sonuçları ve toplanan verilerin daha geniş bir çevreyle paylaşılması amaçlanmıştır.

Tarihçe




Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde, günümüz Tokat sınırları içerisinde, Hellenistik Dönem’de faaliyet gösteren iki tane tapınak devleti bulunmaktaydı. Bunlardan daha büyük olanı, Komana, ana tanrıça Ma’ya ithafen yapılmış, Kapadokya tipi bir mabeddi (Wilson 1960, 228). Mabed çevresindeki topraklar tapınağa ait olup 6000 adet serf tarafından işleniyordu (Strabo 12.3.34). Komana tapınak devleti aynı zamanda polis statüsünde bulunmakta ve yıl boyunca çevreden gelen ziyaretçiler tarafından bir ticaret merkezi olarak da kullanılmakta idi.

Komana’daki kutlama ve ibadet yöntemleri Kapadokya’daki Ma mabedindekiler ile benzerlik göstermekte idi. Hatta Strabo’ya göre (12.3.32) Komana Pontika Kapadokya’daki mabedin bir kopyasıydı:

“…ve orada neredeyse aynı türde dini törenler bulunur; kehanet alma şekli aynıdır; özellikle de ilk kralların yönetiminde olduğu gibi, rahipler aynı şekilde saygın bir yere sahiplerdir; yılda iki kere, tanrıça heykelinin kentte gezdirildiği Exodi olarak anılan festivalde rahip tanrıçanın tacını giyerek kraldan sonraki en saygın şereflere tabi olur.”

Pontus Krallığı döneminde Komana ve diğer tapınak devleti Zela kendi topraklarını işleyen, ve festival zamanlarında sayısız ziyaretçiye ev sahipliği yapan bağımsız devletler niteliğindeydiler. Bu bağımsızlıklarına rağman Pontus Krallığı döneminde diğer kentlerle aynı tipte şehir sikkeleri basmışlardır.

Pontus Krallığı çöktükten ve VI. Mitradates kaçtıktan sonra Komana tapınak devleti bir prenslik haline gelmiş ve Pompey tarafından M.Ö. 1. yüzyılın ortalarında Archelaus’a devredilmiştir (App.Mithr. 115; Wilson 1960, 228). Archelaus’u M.Ö. 47 yılında Caesar tarafından görevden alındıktan sonra oğlu izlemiştir. Kapadokya kökenli, Bitinya’lı Lykomedes Archelaus’un oğlundan prensliği devralmış (Bell.Alex. 66.3), Augustus tarafından göreve getirilen Medeius, Cleon, Dyteutus sırayla Komana’da görev yapmıştır (Cass.Dio 51.2.3; Strabo 12.558; 12.574). Dyteutus’un ölümü ile Komana Pontus Galaticus bölgesine dahil edilmiştir. Bu zamana kadar rahipler önemli ölçüde güçlerini yitirmiş ancak tapınak işlevine devam etmiştir. Maurice Tiberius döneminde (M.S. 582-602) kent imparatorluk alanına katılmıştır. Bölge Pontus Kralları dönemi ve imparator Maurice idaresini kapsayan dönem arasında, bir süre de ager publicus statüsünde bulunmuştur (RGS Supp.Pap. 1893, 736).

Pontus Kralları yönetiminde ve Roma İmparatorluk dönemleri boyunca Komana’nın toprakları genişlemiştir. Roma’lı Pompey kenti prenslik yaptığında topraklarına 2 schoeni veya 60 stades eklemiştir. Böylelikle kent alanının çapı yaklaşık 4km’ye ulaşmıştır (Magie 1950, 371; Wilson 1960, 229). Roma imparatorlarından Caesar veya Antony, Komana rahiplerine 4 schoeni değerinde toprak daha vermiştir (Wilson 1960, 229). Bu yeni topraklar büyük olasılıkla kentin doğu, güney ve batı taraflarına eklenmiş olmalıdır. Bu alanlar Zelitis ve Megalopolitis olarak bilinir. Kuzey tarafının ise, Magnopolis ve Neocaesareia kentlerinin çok yakında bulunması sebebi ile, sınırlı kalmış olduğu varsayılabilir. Augustus döneminde kentin alanının daha da genişleyerek bölgedeki civitates’lerin büyüklüğüne ulaştığı bilinmektedir. Komana M.S. 34-35 yıllarında Pontus Galaticus bölgesine eklendiğinde ise Magnopolitis kenti de büyük olasılıkla Komana Pontika’ya dahil edilmiştir (IGR III, 105; Waddington v.d. 1904, 109).

Kent Titus dönemine kadar hem Hierocaesareia hem de Komana olarak anılmıştır (IGR III, 105,106). Tapınağın çöküşünü Hristiyanlığın yayılması hızlandırmıştır. Çevresindeki topraklar çok daha küçük ama merkezi bir yerleşim olan Daximon’a dahil edilmiştir.

Tapınak devletinin ana tanrıçası Ma’nın resmi imparator Caligula devrinden itibaren sikkeler üzerinde yeralmıştır. Tapınağın mimari görüntüsüne ait eldeki tek veri Caracalla, Septimius Severus ve daha sonra Trajan sikkeleridir (Fig.1). Bu sikkelerin üzerinde tetrastil bir tapınak tasvir edilmektedir. Tokat il merkezindeki Ali Paşa Camii’nin inşasında kullanılmış 8 adet gri sütunun tapınağa ait olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca yine Tokat kent merkezinde bulunan Ulu Camii ve Garipler Camii'lerinde kullanılmış olan sütun ve sütun başlıklarının da Komana Antik kentinden getirilmiş olması olasılıklıdır.*



Komana, Tokat’ın 9 km kuzeydoğusunda, Gümenek mevkiinde bir tepe üzerinde bulunmaktadır (Proc.Pers. I.17.14). Kentin bölgedeki verimli ovaya hakim bu geniş tepede bulunduğu tepede görülen duvar kalıntılarından tahmin edilmektedir. Bu ufak ve biçimsiz taşlardan meydana gelen duvarların tapınağın temenos duvarının temelinin iç dolgusunu meydana getirmiş olabileceği düşünülmektedir. Tapınağın Yeşilırmak’ın diğer tarafına günümüzde kaybolmuş bir köprü ile bağlı olduğu düşünülmüş, köprünün ayağına su regülatörünün içerisinde 2004 yılı araştırmaları sırasında rastlanmıştır. Tepe etrafındaki verimli topraklar mutlaka tapınak devletinin ekonomik yapısında önemli rol oynamış olmalıdır (Strabo 12.3.34). Maalesef sit alanı modern sulama kanalları ve yeni yapılan bir karayolu sebebiyle hasar görmüştür.

Bu web sayfasında yeralan bilgiler kişisel veya eğitim amaçlı kullanıma açık olup, yayınlanması ve dağıtımı yazarların iznine bağlıdır.



* Sayın Hasan Erdem’e bilgilendirmelerinden dolayı teşekkür ederiz.



© 2014 karp - web sayfası farm-design tarafından hazırlanmış ve yönetilmektedir.