Raporlar

2009 Raporu

TOKAT İLİ KOMANA ANTİK KENTİ KAZISI 2009 YILI ÇALIŞMALARI
Doç.Dr. D.Burcu Erciyas, Emine Sökmen, Coşku Kocabıyık

Giriş:
Komana antik kentinde 2009 yılında başlayan kazı çalışmaları, 27 Temmuz-2 Eylül 2009 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışmalara Doç.Dr.Burcu Erciyas, Yrd.Doç.Dr.Evangelia Pişkin, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yerleşim Arkeolojisi Doktora Programı öğrencileri Emine Sökmen, Coşku Kocabıyık, Mustafa Tatbul, Yüksek Lisans öğrencileri Güzin Eren, Özgecan Yarma, Arkeometri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi Mehmet Bilgi Er, Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi Rüştü Sünnetçi, Arkeolog Ercan Semih Er ve Bakanlık Temsilcisi olarak Amasra Müzesi’nden Sultan Tutar katılmıştır. Çalışmalar 11 işçi ile yürütülmüştür. Kazı çalışmalarını T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay başlatmıştır. (Fig.1)


2009 yılı için Bakanlık’a sunulan programda belirtildiği üzere çalışmalar Hamamtepe Höyüğü üzerinde yoğunlaşmıştır. (Fig.2)


Höyük üzerinde 3 bölgede çalışılmış, toplam 8 adet 5m x 5m lik açmada ve 2 adet 2,5m x 5m’lik açmada kazılar yürütülmüştür. Açmaların tümünde tepenin son kullanım evresi olan Geç Bizans/Selçuklu Dönemi’ne ait kalıntılar tesbit edilmiş olup, bazı alanlarda Roma Dönemi’ne tarihlenebilecek seramiğe de rastlanmıştır. Kazılar sırasında çok sayıda bronz sikke, bol miktarda özellikle sırlı seramik, çokca hayvan kemiği, demir parçaları (çivi, kilit parçaları, diğer inşaat malzemeleri vb.), cam, kemik, metal ve pişmiş toprak objeler ile 1 adet sütun parçası ele geçirilmiştir.

Çalışmanın detayları alanlara göre sunulmaktadır:

H1 ALANI

Hamamtepe üzerinde ilk kazı çalışmalarının başladığı alana H1 adı verilmiştir. Bu alan tepe üzerinde, merkezin güneydoğusunda yer almaktadır. H1, tepenin son kullanım evresini yansıtacak bir alanda genişleyerek kazı çalışmalarının sürdürülebilmesi için seçilmiştir. H1 alanında 5 açmada çalışılmıştır (Fig.3):


2009 yılı çalışmalarında H1 alanında Geç Bizans/Selçuklu Dönemleri’ne tarihlenebilecek üç evre ortaya çıkarılmıştır. En geç evre (3. evre) 272/593 ve 277/598 açmaları 2. Tabaka’da takip ettiğimiz kuzeybatı-güneydoğu yönünde ve doğu-batı yönünde devam eden duvarlardır.(Fig.4) (Fig.5)



272/593’teki sarnıç, bu dönemlerde çöp çukuru olarak kullanılmış olabilir. Diğer açmalarda bu evreye ait bir yapısal kalıntı ortaya çıkarılmamıştır. Sonraki evre (1. Evre) ise işliklerin strüktürünün oturduğu evredir. (Fig.6)


Bu evre H1 alanındaki bütün açmalarda takip edilebilmektedir. Anakaya ile desteklenmiş duvarlarla birbirinden ayrılmış bu işlikler 277/593, 272/593 ve 277/598 açmalarında görülmektedir.(Fig.7,8)



H1 alanının doğu sınırını oluşturan 282/593 ve 282/598 açmalarında ise kesintisiz açık mekanlar olarak nitelendirebileceğimiz alanlar açığa çıkarılmıştır (2. Evre). Bu işliklerde bulunan malzemeler işliklerin tam olarak ne amaçla kullanıldıkları hakkında yeterince bilgi vermemektedir. Ancak buraların büyük bir yapının mutfağı olma ihtimali bulunmaktadır. 272/593’te bulunan sarnıc benzeri kayaya oyulmuş çukurun orjinal kullanımında yani 1. evrede işlevinin su veya belki de tahıl biriktirmek olduğu düşünülmektedir.(Fig.9)


Buna ek olarak 282/598’de ele geçen metallerin fazlalığı dikkat çekicidir. Yine 282/593 no’lu açmada tabanın altında (Tabaka 7) bulunan kemik dikiş iğne ve kancaları tekstil içerikli üretimi de düşündürmüştür. (Fig.10)


En erken evre ise yine 282/593 ve 282/598 açmalarındaki en alt seviyedeki duvarlarla temsil edilmektedir. (Fig.4)

Özet olarak H1 alanında 4 adet işlik ortaya çıkarılmış, bu işlikler için seramik, tekstil ve tekstil boyama, ekmek pişirme ve metal işleme fonksiyonları düşünülmüştür ancak hiçbir öneri için yeterli veri bulunmamaktadır, ocakların tandır olması yüksek ihtimal olup bu durumda mekanların mutfak ve depolama alanları olduğu düşünülebilir. Dört işliğe ek olarak işliklerin/mutfakların doğusunda tek ve geniş bir mekanın varlığı görülmüştür. Bu mekan yapıya giriş için veya avlu olarak kullanılmış olabilir. Bu geniş mekan en erken evrede bir duvar ile ikiye ayrılmıştır. Bu mekanların fonksiyonları ve tam olarak planları gelecek yıllarda devam edecek kazı çalışmaları ile ortaya konulabilir.

H2 ALANI

Hamamtepe’nin kuzey batısında yeralan ve H2 olarak adlandırılan alanda, 3 açmada çalışmalar gerçekleştirilmiştir: 227/618, 227/623 ve 222/623. Açmalar 5x5 metrelik çalışma birimlerinden oluşmaktadır.

H2 alanında şu ana kadar ortaya çıkarılan kalıntılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde 4 farklı yapım aşamasının varlığından söz edilebilinir.

Kuzeydoğu-güneybatı yönünde devam eden sur duvarı sistemi Bizans Dönemi’nde inşa edilmiş olup bu alandaki ilk yapı olmalıdır. (Fig.12)


Sur duvarının arkasında bulunan sarnıç yapısı ve sarnıcın hemen güneyindeki çakıllı zemin sur duvarı ile çağdaştır. (Fig.13)


Sarnıç yapısının üzerini örtmüş olduğu tahmin edilen, ancak şu anda belli bir kısmı korunmuş olan kalın harçlı tabaka da yine Bizans Dönemi kullanımına aittir. Batı-doğu doğrultulu olan ve sur duvarını arkadan destekler gibi inşa edilmiş duvar ise Geç Bizans Dönemi-Selçuklu Dönemi’nde yapılmış olmalıdır.(Fig.14)


Bu duvara bitişik olan ve duvarın her iki tarafında da görülebilen duvar örgüsü ve güneyde bulunan ve ayrıca yuvarlak formlu bir ocağı da (Fig.15)


içine alan mekan ise, batı-doğu doğrultulu duvarın inşasından çok da uzak olmayan bir zamanda inşa edilmiş gibi görünmektedir. Mekanlardan güneyde olanı bir konuta ait gibi görünmekte olup, devşirme malzeme ile inşa edilmiştir. Dolayısıyla Komana Antik Kenti’nin kuzey batısında uzanan sur duvarının olduğu alanda 13.yy sonuna kadar yerleşim aktiviteleri devam etmiştir.

H3 ALANI

317/578

Hamamtepe’nin doğusunda höyüğün eğiminde bir düzlük alan bulunmaktadır. Bu düzlük alanı da içine alacak şekilde höyüğün doğu yönündeki eğimine doğru basamaklı bir açma çalışması gerçekleştirilmiştir. (Fig.16)


Bu basamaklı açmada amaç, eğimlerden aşağı inen erozyon toprağının kalınlığını tespit etmek, höyüğün stratigrafisine ışık tutmaktır. 2.5x5 metrelik ilk açma olan 317/578’nin batı kesitinde, 634.54 seviyesinde, kuzey-güney yönünde uzanan ve harçla örülmüş iki sıradan oluşan bir duvar örgüsü ortaya çıkarılmıştır. Bu duvarla ilişkili olabilecek başka herhangi bir yapı kalıntısına rastlanmamıştır. Seramik buluntuları Selçuklu Dönemi’ne tarihlenebilir. 634.10 seviyesinde ele geçirilmiş olan sikke de (KARP09-H3-9) seramikler gibi Selçuklu Dönemi’ne aittir.

Basamaklı açmanın eğime oturan 322/578 açmasının doğu tarafındaki temizlik çalışması sırasında döküntü taşların arasında iki adet işlenmiş mermer parçası ele geçirilmiştir. Bu sektörde seramik malzemesinin de dönemsel olararak karışık olarak elde edildiği kalın bir dolgu toprağı kazılmıştır. İlk iki tabakada ağırlıklı olarak Selçuklu Dönemi seramiği bulunmuştur, yine Tabaka 2’de Selçuklu Dönemi’ne tarihlenebilecek (KARP09-H3-22) bir sikke bulunmuştur. Erozyon toprağının sonlandığı Tabaka 4 ile birlikte 632.80 seviyelerinde doğu-batı doğrultulu bol harç ile örülmüş bir duvar ortaya çıkarılmıştır. (Fig.17) Bu duvarların açığa çıkarıldığı Tabaka 4’deki seramikler, ağırlıklı olarak Geç Bizans Dönemi’ne tarihlenebilir.


Ortaya çıkarılmış duvar doğrultularınının kazılmamış alanlar yönünde devam etmesi nedeniyle mekanın tanımlanması yönünde bir öngörüde bulunmak mümkün değildir. Gelecek sezon yapılacak olan çalışma ile bu ortaya çıkarılmış duvarlar anlam kazanacaktır.

ARKEOZOOLOJİ

Yrd.Doç.Dr.Evangelia Pişkin tarafından çok miktarda bulunan hayvan kemikleri üzerinde ön inceleme yapılmıştır. Rapor daha detaylı bir çalışmayı takiben 2010 yılında tamamlanacaktır. (Fig.18)


Sonuç:

Toplam 17 adet envanterlik, 106 adet etütlük eser Tokat Müzes’ne teslim edilmiş, 9 grup toplam 56 poşet seramik çizilmek üzere ve 20 poşet toprak örneği yıkanmak üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne getirilmiştir. Toprak örnekleri 8 Ekim 2009 tarihinde mühürleri çıkarılarak yıkanmış, laboratuvar analizi için organik malzemeler ayrılmıştır. (Fig.19)


2009 yılında Komana’da kazı çalışmalarının daha sağlıklı yürütülebilmesi ve antik kentin güvenliğinin sağlanabilmesi için girişimlerde bulunulmuştur. Kazı alanını 24 saat beklenmesi için 2 adet bekçi görevlendirilmiştir. Yine güvenlik önlemi olarak tepe üzerinde bulunan direklere elektrik çekilerek aydınlatma sağlanmıştır. Ekim ayı içerisinde ise, Hamamtepe tel örgü ile çevrelenmiştir.

Bu çalışmalara ek olarak köydeki çocukların eğitimine katkıda bulunmak ve köy halkına çevre ve kültür bilinci aşılamak amaçlı bazı faaliyetlerde bulunulmuştur. (Fig.20, 21)



© 2008 karp